1. Eski Ürdün Kralı Abdullah'ın Öldürülmesi

    20 Temmuz 1951

    "Mehdi'nin çıkış alametlerinden birisi de, Haşimiler'den üst düzey birinin öldürülmesidir. (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, s.12)"
    Bilindiği gibi Ürdün, Haşimi Krallığı olarak anılmaktadır. Ürdün, Osmanlı'dan ayrıldıktan sonra bir dönem İngiltere'nin kontrolü altında idi. İngiltere 1946 Londra anlaşması gereğince Ürdün'ün bağımsızlığını tanıdı. Ve Ürdün emirliğinin başındaki Abdullah'a da Ürdün Krallığı payesi verildi. Kral Abdullah, daha sonra, 1951'de yine İngilizler tarafından öldürtüldü. Hadis'te dikkat çekilen olay da böylece gerçekleşmiş oldu. Ürdün Kralı Abdullah 1951'de Mescid-i Aksa'da ibadet ederken suikaste uğramıştı.

  2. Fırat'ın Suyunun Kesilmesi

    11 Kasım 1973

    "Resulullah buyurdu ki: (1) Fırat Nehri'nin suyu çekilip (2) altından bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz... (Riyazü's Salihin, 3/332)"
    Fırat Nehri'nin suyunun çekilip... Suyuti'nin kitabında bu hadis "suyun durdurulması" olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Barajı, Fırat Nehri'nin suyunu durdurarak kesmiştir. "Altın'dan bir dağ meydana çıkmadıkça... Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazide kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığının sağlanması gibi sebeplerle, buradaki topraklar "altın" gibi kıymetli hale gelmiştir. Keban barajı ve Fırat Nehri üzerine sonradan kurulan diğer barajlar, betondan dev birer dağı andırmaktadır. Bu barajlardan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla barajlar "altın bir dağ" özelliği kazanmaktadır. (En doğrusunu Allah bilir)

  3. Independenta Tanker Patlaması

    15 Kasım 1979

    "Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, DOĞUDAN BİR ATEŞİ GÖRDÜĞÜNÜZ ZAMAN AL-İ MUHAMMED'İN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) ÇIKMASINI BEKLEYİNİZ, inşaAllah-ü Teala, bir münadi (gökten bir melek) Mehdi'nin ismi ile semadan (gökten) nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , s. 32)"
    Hadiste "doğu tarafından bir ateş görüldüğü zaman, insanların Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışını beklemeye başlamaları" bildirilmiştir. Bilindiği gibi 15 Kasım 1979 tarihinde, dünyanın dördüncü büyük tankeri olan 150 bin grostonluk Independenta adlı 95.530 ton ham petrol yüklü bir Romen tankerinin, İslam aleminin son merkezi olan İstanbul'a gelirken bir Yunan şilebiyle çarpışması neticesinde petrol tutuşmuş ve Haydarpaşa önlerinde denizde günlerce süren büyük bir ateş ortaya çıkmıştır.
    Hadiste verilen bilgilere göre bu, Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a ayak bastığı günler içerisinde gerçekleşecek bir olaydır. Bu olay ile Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a gelişi, bir müjde olarak herkesin duyacağı şekilde bütün dünyaya ve hem cin alemine hem de insan alemine ilan edilecektir. Böylece, hem gök gürültüsü gibi şiddetli bir sesle, hem günlerce süren dev ateş, ışık ve duman bulutuyla ve zaman zaman süregelen patlamalarla Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a geldiği Allah tarafından insanlara haber verilmiş olacaktır.
    Ayrıca, Hz. Mehdi (a.s.)'nin faaliyetlerine başlamak üzere İslam aleminin son eski merkezi olan İstanbul'a geldiği bu tarihte, İslam'ın ve Müslümanların lehine daha birçok önemli olay gerçekleşmiştir.

  4. Kabe Baskını ve Kabe'de Kan Akıtılması

    21 Kasım 1979

    "Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler... Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 168-169)"
    "İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)"
    Yukarıdaki hadislerde "onun çıkacağı yıl" cümlesi ile, Mehdi'nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, Hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır. Bu kanlı Kabe baskını da ahir zamanın başlangıcının ve Mehdi'nin çıkışının diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olaylarına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suudi askerleri ile militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin öldürülmesi bu rivayetin kalan kısmını da doğrular.

  5. Afganistan'ın İşgali

    24 Aralık 1979

    "Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)"
    Hadiste Afganistan'ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir.Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır... Rivayetin bu bölümünde de Afganistan'ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir. Rusya'nın Afganistan işgali ile ilgili, o dönemde Der Spiegel dergisinde çıkan bir yazıda, Rusya'nın işgali bitirse de bölgenin ekonomik kontrolünü elinden bırakmak istemediği açıklanmıştı. Afganistan'ın o dönemde sahip olduğu yıllık 150 milyar metreküpten fazla doğalgaz rezervinin bunda büyük payı vardı. Ayrıca Afganistan'ın zengin kömür, kurşun, çinko, gümüş, altın maden yatakları ve dünyanın en zengin lapis yatakları da Rusya'nın bu ısrarlı tutumunu açıklıyordu.

  6. İran-Irak Savaşı

    1 Ekim 1980

    "Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır... Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutıka çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler... Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarında duracaklar... Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak. (Kıyamet Alametleri, s. 179)"
    - Faris yönünden gelecek olan: İran tarafından gelecek olan
    - Faris: İran - İranlı
    - Yazıya inecekler : Ovaya inecekler (Irak Ovası)
    - Mutık: Yöredeki bir dağın adı
    - Rakabe: Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.
    "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır."
    Hadisin bu bölümünde iki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor olabilir. Bu anlaşmazlık sebebiyle, "Yazı"ya (yani Irak Ovası'na) inileceği ve savaşın başlayacağı anlaşılmaktadır.
    Allah, her iki ordudan zaferi kaldıracak...
    Bu hadisin de işaret ettiği gibi, İran-Irak Savaşı 8 yıl sürmüş ve binlerce kayıp verilmesine rağmen bir netice alınamamıştır. İki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamıştır.

  7. Şam ve Mısır Meliklerinin Öldürülmesi

    7 Ekim 1981

    "Ondan önce Şam ve Mısır melikleri (hükümdar, memleket sahibi) öldürülecektir...(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)"
    Bu hadiste Mehdi'nin gelişinden önce Şam ve Mısır yöneticilerinin öldürüleceklerine dikkat çekilmektedir. Mısır'ın yakın tarihi incelendiğinde hadiste de belirtildiği gibi bir "meliğin" öldürüldüğü görülmektedir: 1970 yılında Mısır'ın başına geçen ve 11 yıl iktidarda kalan Enver Sedat. Enver Sedat 1981 yılında bir resmi geçit sırasında muhalifleri tarafından düzenlenen bir suikast sonucunda hayatını yitirmiştir. Mısır tarihinde öldürülen yöneticilerden diğerleri de, 1910 yılında suikaste uğrayan Başbakan Butros Gali, 1945 yılında öldürülen Mısır Başbakanı Ahmed Maher Paşa ve 1948'de yine bir suikast sonucu öldürülen Mısır Başbakanı Mahmoud Nukrashy Paşa'dır. Şam kelimesi ise, yalnızca Suriye'deki Şam şehri için kullanılmaz. Şam, Arapça'da kelime anlamı olarak "sol" anlamına gelir ve eskiden beri Hicaz bölgesinin (Mekke ve Medine şehirlerinin bulunduğu bölge) sol tarafında kalan ülkeleri ifade eder.1 Şam bölgesi yöneticilerinden de suikaste uğrayan çok sayıda kişi olmuştur. Bunlardan birkaç örnek şöyledir; - 1920'de öldürülen Suriye'nin eski Cumhurbaşkanı Salah Al-Deen Beetar, - 1921'de öldürülen Suriye Başbakanı Droubi Paşa,
    - 1949'da suikaste uğrayan Suriye Başbakanı Muhsin al-Barazi,
    - 1951'de öldürülen Ürdün Kralı Abdullah,
    - 1982'de bombalı suikaste uğrayan Lübnan'da Falanjist Lideri Beşir Cemayel.

  8. Kuyruklu Yıldızın Doğması

    12 Nisan 1986

    "O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 53)"
    "O yıldızın doğması, Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)"
    "... Ne zaman ki Melikler seyahat, zenginler ticaret, fakirler dinlenmek, hafızlar gösteriş yapmak için hacca giderler; işte o zaman, kuyruğu bulunan bir yıldız zuhur edecektir. (Kıyamet Alametleri, s.123)"
    Hadislerde belirtildiği gibi:
    - 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamız'ın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak ışıklı bir yıldızdır.
    - Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.
    - 1981 ve 1982 (Hicri 1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır.
    Bu yıldızın doğuşunun da diğer çıkış alametleri ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

  9. Kabe Baskını ve Kabe'de Kan Akıtılması

    2 Ağustos 1987

    1979 (Hicri 1400)'de gerçekleşen bu Kabe baskınının ardından 7 sene sonra Hicri 1407 yılında, Hac sırasında çok daha büyük kanlı bir olay meydana gelmiştir. Bu olayda caddelerde gösteri yapan hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beyt-ül Muazzama'nın yanında, Müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile İran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile bir hadiste haber verildiği gibi "büyük günahlar işlenmiştir". Bu kanlı olaylar ilgili hadislerde tarif edilen ortamla çok büyük benzerlikler taşımaktadır:
    "Resulullah buyurdu: Ramazan'da bir seda, Şevval'de bir ses, Zilkade'de kabileler arasında savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina'da ölülerin çok olacağı bir savaş olur, öyle ki orada taşları kan gölü içinde bırakacak kadar kan akar. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 31)"
    "Ramazan'da bir seda olur. Şevval'de de bir seda olur. Zilkade'de kabileler birbiriyle çarpışır. Zilhicce'de hacılar talana uğrar. Muharrem'de gökten şöyle nida olur. "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz ve ona uyunuz.(Ramuz El Hadis, 2/518-5)"
    "Şevval ayında ayaklanma, Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak, kanları (Cemretül Akabe) üzerine akacak. (Kıyamet Alametleri, s. 166)"
    "Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler (kanlı harpler) olur. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 34)"
    "Şevval'de savaş naraları, Zilhicce'de harb ve kıtal (muharebe, kavga) olur, yine Zilhicce'de Hacı talana uğrar, hatta caddeler kandan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzama'ın yanında büyük günahlar işlenir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37)"
    Hac sırasında çok daha büyük kanlı bir olay meydana gelmiştir. Bu kanlı olaylar, hadislerde tarif edilen ortamla çok büyük benzerlikler taşımaktadır.

  10. Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi

    17 Ocak 1991

    "Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 461)"
    Bilindiği gibi Ocak 1991 yılında Irak'ın, Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezi'ni çok büyük bir ateş sarmıştı.Yangınlar ancak Kasım 1991 de söndürülebildi. Hadis-i şerifin yukarıdaki ilk kısmında, ateş için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasıyla meydana geldiğine göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. O halde burada toprak altından çıkarılan petrole işaret ediliyor olabilir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusu olarak düşünülebilir. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline gelmektedir. "O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar." O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateştir. "O ateş insanları, malları yakar bitirir." O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep olmaktadır. Bunun yanında malları yakarak, maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir. "Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır." O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılmaktadır. "Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir." O ateşin hem gündüz, hem gece devamlı yandığı anlaşılmaktadır. "O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur." O ateşin çok yükseklere kadar tırmandığına ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geldiğine işaret edilmektedir.

  11. Yemen'in ikiye bölünmesi

    1 Şubat 2015

    "Yemen'in Kuzey ve Güney'inden bir fitne çıkar. Yemen halkı yönetimde anlaşmazlığa düşer Ve Yemen iki ayrı devlete ayrılır.( Kitabu Yevmu’l Halas, sayfa: 562)"
    Peygamberimiz(SAV) 1400 yıl öne Yemen'in ikiye bölüneceğini haber vermiştir. 21 Ocak 2012’de yapılan seçimlerde Hadi cumhurbaşkanı seçildi.Şubat 2015'ten beri yönetim fiilen ikiye ayrıldı San'a ve Aden hükûmetleri olarak.

  12. 15 Temmuz darbe girişimi ve köprülerin tutulması

    15 Temmuz 2016

    "İmam Sadık şöyle buyurdu: İki köprü engellendiğinde işte bu ehli beytten Kaim Mehdimiz’in zuhur zamanıdır. (Melaim vel Fiten, İbni Tavus 181)"
    İki köprünün engellenmesi Hz.Mehdi(AS) çıkış alametidir.
    "Köprü boydan boya tutulduğunda, doğudan gelen perçemli yıldızlar uçtuğunda işte bu köprüde insanlar ölürler. (Yevmul Halas, Kamil Süleyman, sayfa: 515, El- Melahim vel- Fiten, sayfa:162., El- Muhaccetul Beyda, 4. Cild, sayfa: 343., Beşaratul İslam, sayfa:60)"
    Peygamberimiz(SAV) köprünün boydan boya tutulacağını ve halkın şehit edileceğini bildirmiştir.

  13. Türk Ordusunun Fırat üzerinde harekat yapması.

    24 Ağustos 2016

    “TÜRK FIRAT ÜZERİNE HIZLA YÜRÜR. SANKİ ONLAR KUŞLARDAN DABBELERE BİNMİŞ FIRAT ÜZERİNE SAF SAF DİZİLMİŞLER. ( Yevmül Halas, sayfa:580, Melahim vel Fiten sayfa:64 )”
    Türk Ordusunun Fırat üzerine uçaklarla harekat yapacağını Peygamberimiz(SAV) bu hadisiyle bildirmiştir. 24 Ağustos 2016 da Türk Ordusu "Fırat Kalkanı" ismi ile harekat başlatmıştı.